Krizantem

8/7/2006

Lütfen Tıklayın (İstiklal Marşımız için iki tablo)

 

 

 

Lütfen tıklayın.

Arkadaşlar,

4 yaşındaki Sugra'nın İstiklal Marşı'nın tamamını eksiksiz bir şekilde vurgulara, anlamsal farklılıklara dikkat ederek okuyuşuna şahit olmuşsunuzdur.

 

Aşağıdaki linklerden ilkindeki tablo ise sizi çok üzecek. Nasıl olabilir diyecek, gözlerinize, kulaklarınıza inanamayacaksınız.

 

İkinci linke tıklamakta gecikmeyin. Çünkü orada da gururlanacaksınız. 188 ülkenin milli marşı içinde Türk Milli Marşının farkını göreceksiniz.

 

 
 

 

 

 

7/7/2006

Göz Hakkında

Göz Hakkında (TDK Sözlüğünden)

 

GÖZ

Görmeyi sağlayan organ, görme organı.
"Gözleri göz değil, gözistan!" -
Cemal Süreya

2 Görüntüleri algılama, görme yetisi.
Âşık Veysel gözlerinden birini çiçekten yitirmiş.
3 (Kimi deyimlerde) Görme ve bakma.
Gözden geçirmek. Gözden kaybolmak. Gözden uzaklaşmak. Göz önünde. Gözü keskin.
4 İyi ya da kötü nitelikler, tutkular, duygular anlatan bakış.
Kaygı ışınlayan gözlerle baktı.
5 Bakış, görüş.
"Bir eleştirmeci gözüyle okuyun o yazıları." -
Nurullah Ataç
Kardeş gözüyle bakmak.
6 Dikkatli, uyanık bakış.
hüzün gözlerinden okunuyor, bilirsin gözümden kaçmaz.
7 Delik, boşluk.
"Köprünün gözleri karış karış kazılmıştır." -
Sait Faik Abasıyanık
İğnenin gözünde de olsa onu bulup dersini vereceğim.
8 İçine girilen, öteberi konulan, bölümleri olan bir şeyin her bölmesi, çekme.
Çantanın gözleri. Masanın gözleri
9 Oda.
"Şu fakir mahallede bir göz evim olsaydı / Nasıl sevinç içinde çıkardım şu yokuşu." -
Ziya Osman Saba
İğnenin gözünde de olsa onu bulup dersini vereceğim.
10 Terazi kefesi.
11 Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak.
12 Kıskançlık ya da hayranlıkla bakıldığında bir şeye kötülük verdiğine inanılan uğursuzluk, °nazar.
"Dedim ya adamcağız göze geldi. Göz fena şeydir." -
Reşat Nuri Güntekin
"İnsanı gözle yiyip bitirirler." -
Ömer Seyfettin
İğnenin gözünde de olsa onu bulup dersini vereceğim.
13 Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı.
Gözden düşmek. Göze girmek.
14 Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri.
Göz aşısı.
15 Bölüm, °hane.
Dama tahtasında altmış dört göz vardır.
16 Kimi yaraların uç bölümü.
Çıbanın gözü

 

 

Arkadaşlar , gördüğünüz üzere Türkçede "göz"ün 16 ayrı kullanımı var.

249 tane de içinde "göz" sözü geçen deyimimiz var biliyor musunuz?

7/7/2006

Yunus

İnsanı kendinden geçiriyor değil mi?

 

 

 

 

7/7/2006

KADIN MİLLETİ :))))

KADIN MİLLETİ

OKUYUN DA ÖMÜRLER NASIL TÜKETİLİYOR BENZER SEKİLLERDE BİR GÖRÜN
BAKALIM...:))

KADIN- Uğur ?
ERKEK- Söyle.
KADIN- . . . . . . . . . . . .
ERKEK- Söylesene!
KADIN- Acelen varsa söylemiyim.
ERKEK- Acelem yok ama çıkıcam, söyle
KADIN- Söyle söyle diyip üstüme gelme.
ERKEK- Ya niye üstüne geliyim. Bişey söylemiycek miydin?
KADIN- Yok bişey yok. Ne söylicem ki sana?
ERKEK- Yanlış anladım demek ki. Çıkıyom ben o zaman.
KADIN- Çık sen, çık. Hep kaç!
ERKEK- Yok kaçırmam otobüsü bugün. Bak daha onbeş dakka var.
KADIN- Altında kalırsın inşallah!
ERKEK- Ne?
KADIN- Bişey söylicem demiştim. Ama beni dinliycek zamanın yok tabii.
ERKEK- E sen ne söyliyim ki demedin mi?
KADIN- Git, tamam git!
ERKEK- Hey allahım! Ben gene yanlış anladım o zaman. Söyle,dinliyom.
KADIN- Heeeee! Beş dakka kalmış otobüsün kalkmasına. Söyle söyle diyip.
ERKEK- Euzübillahiminnnn. . .
KADIN- Ne?
ERKEK- Yok bişey. Söylicen mi?
KADIN- Söyliyim de bir an önce kaç dimi? Vaktini alıyom.Arkadaşların
özlemişlerdir seni.
ERKEK- Hayatım, hergün görüyorlar beni. Niye özlesinler?
KADIN- Özlerler. Onları can kulağıyla dinlersin çünkü. Nedense işe
giderken çok neşeli oluyorsun. Ne bekliyorsa seni orda.
ERKEK- Bi dolu iş bekliyo. Ne beklicek ki?
KADIN- Biliyorum o işleri. iki ayaklı, boyalı, parfümlü işler.
ERKEK- Yok artık, daha neler! Senin sinirlerin bozuk galiba.
KADIN- Evet bozuk. Sabahtan beri peşinden koşuyoruz, bişey söylicez diye.
ERKEK- Söyle diyom ben de sabahtan beri.
KADIN- Sorun da bu zaten. Söyle diyosun söylüyorum, sus diyorsun
susuyorum.Benim söz hakkım mı var bu evde?
ERKEK- Güzel karıcım niye olmasın! Ya, ben sana ne zaman sus dedim ki?
KADIN- Bi de deseydin. Konuşmaya da hakkım olmasın.
şu televizyon benden değerlidir bu evde.
ERKEK- Yok artık o kadar da değil, iyice abarttın. Senin canın sıkkın
anladım.
KADIN- Ne? O kadar da değil mi?
ERKEK- Değil tabii.
KADIN- Yani ona yakın. Anladım. Avukata gidiyorum.
ERKEK- Ne? -
KADIN-Avukata gidiyorum. Bu iş biter. Hüüüüüüü! ! . . .. .
ERKEK- Ya, ne dedim ki ben şimdi?
KADIN- Allahım bi de soruyo. Hemen gidiyorum.
ERKEK- Nereye?
KADIN- Bi telefunkenden değerli olmadığım bu evden gidiyorum.
ERKEK- Hey allahım. Her lafı kıçından anlamak zorunda mısın?
KADIN- Oha!
ERKEK- Hayır güzelim. Yani herşeyi yanlış anlıyorsun, onu söylüyorum.
KADIN- Hayvan.
ERKEK- Peki tamam. Ağzımdan kaçtı, özür dilerim.
KADIN- Bir kıçımız eksikti.
ERKEK- . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
KADIN- Arkamdan ne küfürler ediyosundur. Yüzüme kıç diyosan.
ERKEK- Sustuuum.
KADIN- Susma!
ERKEK- Ne? . . . .. Nası?
KADIN- Susma! Bişey söyle, kaçma. Sus, konu kapansın. Git işine
mutlu mutlu.Hayat devam etsin. Yok öyle.
ERKEK- Tamaaam konuşalım. işe gitmiyom o zaman.
KADIN- Naaparsan yap. Ben gidiyorum.
ERKEK- Nereye?
KADIN- Odama.
ERKEK- Eeeee?
KADIN- Ne istiyorsun?
ERKEK- Konuşmak.
KADIN- Günaydıııın!
ERKEK- Eveeet, heh he!
KADIN- . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
ERKEK- Yaa dur! şaka yaptım. Ortam yumuşasın diye. Ağlama ya!
KADIN- Hüüüüüü! . . . . Üzme sen kendini benim için.
ERKEK- Kimin için üzcem, karım diil misin?
KADIN- Olmaz olaydım.
ERKEK- Tatlım. . . Büyütüyorsun ama.
KADIN- Ne?
ERKEK- Biraz abartmıyor musun?
KADIN- Ben mi?
ERKEK- . . . . . . . . . . . . . . ! ?
KADIN- Ben mi ha! Ben mi? Ben mi büyütüyorum? Topluyorum.
ERKEK- Ne?
KADIN- Hemen eşyalarımı topluyorum.
ERKEK- Saçmalama!
KADIN- Bırak kolumu, bıraaak! Zorba herif.
ERKEK- Tamam. Dokunmuyorum. Ama gitme, konuşalım.
KADIN- Uzak dur! Polisi ararım.
ERKEK- Yok artık. Hırsız mıyım ben?
KADIN- Evet, hırsızsın. Hayatımı, yaşama sevincimi çaldın.
ERKEK- . . . . . . . . . . . . . . . . . . !
KADIN- Söylicek bişey bulamadın. Dilini mi yuttun?
ERKEK- Bütün bunları ne zaman yaptığımı düşünüyorum.
KADIN- Beyimiz kavga istiyor galiba!
ERKEK- Hayır ama. . . . .
KADIN- Tamam. Kavga istiyosan, kavga ederiz. Noolcaksa olsun.
ERKEK- . . . . . . . . . . . . . . . . . . . !
KADIN- Gülücek bişey görmüyorum ben durumumuzda.Evliliğimiz catırdıyor.
ERKEK- . . . . . . . . . . . . . . . . . . . !
KADIN- Sırıtma! Yemin ederim. Avukatı arıcam.
ERKEK- istersen ara ama. . . . .
KADIN- Peki, hemen çeviriyorum.
ERKEK- Nişantaşı'ndan gidelim.
KADIN- Senin gelmene gerek yok. Ben taksiyle giderim.
ERKEK- Ben de geliyim. Hem şu uzun deri cekete de bakarız.
KADIN- Hııı? ! ! Sen nerden biliyorsun o ceketi?
ERKEK- Ajandana not almışın bugün bana söylemek için.
Orda gördüm.şimdi aklıma geldi.
KADIN- E.. evet. şey!
ERKEK- Ben de arayıp ayırttırdım.
KADIN- inanmıyorum.
ERKEK- Giderken alırız.
KADIN- Nereye?
ERKEK- Avukata.
KADIN- Eee. . . evet.
ERKEK- Ya da istersen bugün gitmeyelim avukata. Direk ceketi almaya
gidelim.
KADIN- Aaaa. . . eeeeee. . . . olur.
ERKEK- Hayatım?
KADIN- Efendim?
ERKEK- Sen bana ne söylicektin?
KADIN- Boşveeeer



7/7/2006

Birini Ölesiye Sevmek

 

BİRİNİ ÖLESİYE SEVMEK MÜMKÜN MÜ?

 

HADİ BAKALIM CEVAP VERİN

Merhabaaaaaaaaaaa herkese...

Artık benim de bir bloğum var.

Çok heyecanlıyım. Aslında çok da acemiyim. Umarım güzel şeyler yaparım.

 

Canı kim cananı için sevse cananın sever

Canı için kim ki cananın sever canın sever.

 

diyor Fuzuli. Yani aşığın canı cananı içindir. (Canan=sevgili)

 

Sizce de karşı cinsten birisini canından çok sevmek mümkün mü? Bu duyguyu yaşayanlar lütfen yazsınlar. Seven kişinin iradesi tamamen sevdiğinin eline mi geçmiş oluyor. Can ile canan arasında seçim yapılacak olsa Fuzuli cananı seçiyor. Gerçekten de bu mümkün mü. "Önce sen" "önce senin duyguların, isteklerin" denilebliyor mu? Deniliyorsa bu nereye kadar, bir sınır var mı? Tek taraflı fedakarlıklar ilişkiyi nasıl yönlendiriyor?